Menü
       Ana Sayfa
       Forum
       Dosyalar
       Dökümanlar
       Üyeler
       Önerilen Siteler
       Arama
       Hakkımızda

En Çok Okunan 10 Döküman
 
1 HÛTAME 2011
2 İÇLİK 1978
3 GÖZ AĞRISI 1968
4 EY TALİP 1967
5 Satranç Dersleri 3 1936
6 Satranç Dersleri 6 1894
7 SATRANÇ DERSLERİ - 1 1883
8 Satranç Dersleri 4-5 1876
9 AMAROK 1815
10 Satranç Dersleri 8 1760
 

Son Eklenen 10 Döküman
 
1 BUGÜN 14 HAZİRAN 281
2 BAHŞI 551
3 HAVA-SIZLANMA 538
4 ÖLÇÜ-KADER 667
5 ISSIZLIĞI ÜNLEMEK 867
6 ÇEVRE BENİM 906
7 ÇEVRE ve ŞEHİR 1105
8 BAYRAMINIZ BAYRAM 1288
9 HÛTAME 2011
10 Satranç Dersleri 8 1760
 


En Çok Bakılan 10 Dosya
 
1 Göğekin 1714
2 HAVA-SIZLANMA 520
3 İlhami Çiçek - Münze 354
 

Son Eklenen 10 Dosya
 
1 İlhami Çiçek - Münze 354
2 HAVA-SIZLANMA 520
3 Göğekin 1714
 
 
Kategori:  Mehmet Latif Çiçek  
  HAVA-SIZLANMA
 


Hayat dört şeyle kaimdir.

HAVA-SU-GÜNEŞ-TOPRAK

İnsanoğlu, içinde devindiği dünyanın girdaplarına ancak iç sesini mevsimlere göre akort ederse savrulmadan direnebilir. Kişiyi iyi hissettiren duyguların beslendiği mekânlardan meydana gelen şehirler ve içinde yaşayanlarla dünya, yaşamın sürdürülebilir olduğu coğrafyaya dönüşür. Soluk alıp verdiğimiz şehirlerde huzur; hayatı oluşturan dört ana kavrama uyumlu mimari ile gerçekleştirilen mekânlarda bulunabilir. Mekânları tasarlayan-oluşturan- mimarlar, en somut örnek olan kâinata bakarak, hayatın oluşumu ve sürdürülebilirliğini sağlayan ahengi yakalayacak tasarımlar üretebilirler. Bu yüzden atalarımızın; insan-mekân arasında illiyet bağını fıtrata uygun olarak kurduğu ve geliştirdiği mimari eserler, zamana direnerek ve nesilden nesile hizmet ederek günümüze kadar gelmişlerdir. Biz o eserlere bakarken zihin dünyamızdan, edebi zevki, su gibi berraklığı, sükûnet suretindeki dinginliği, havanın ve güneşin içimizdeki üfuneti nasıl dağıttığını, toprağın münbitliğini ve kalbimize akışını hissederiz. Ebemkuşağı gibi iç dünyamızı donattığına tanıklık ederiz. Bu yüzden gönül gözüyle bakıldığında yeryüzü bir mimarlık eseridir deriz. Coğrafyamızı bu güzel eserleriyle gergef gibi işleyen, nakşeden sevda ehli ustalarımız olan ecdadımıza minnettarlık duyarız.

Bugün bize düşen görev ise sahip olamadıklarımızdan dolayı sızlanmak yerine sahip olduğumuz bu yüce değerleri önce zihin dünyamızda çoğaltmanın yollarını aramaktır. Yaşadığımız çevreyi, soluduğumuz havayı, ömrümüzü hayat yapacak mekânları yani bizi farklı ve özgün kılan her şeyi yeni baştan sorgulamak, kurgulamak ve üretmek gerekiyor. İnsanımıza, bu coğrafyada bir senfoni gibi yaşama fırsatı sunmak gerekiyor.

O zaman emeğimiz, gayretimiz, hizmetimizle ürettiğimiz her şey mücadelemizi anlamlı kılacaktır.

 
  Ekleyen: mehmet latif çiçek Okunma sayısı: 539
Bu döküman hakkında hiç yorum yazılmamış.
 

 
İstatistikler
Toplam Okunma: 119395
Toplam Üye: 29
Son üyemiz: oğuz alkan
Online kişi: 11
Online üyeler:


Anket

Eklenmis Anket Yok!
  
www.mehmetlatifcicek.com
www.temalar.com