Menü
       Ana Sayfa
       Forum
       Dosyalar
       Dökümanlar
       Üyeler
       Önerilen Siteler
       Arama
       Hakkımızda

En Çok Okunan 10 Döküman
 
1 HÛTAME 2011
2 İÇLİK 1979
3 GÖZ AĞRISI 1968
4 EY TALİP 1968
5 Satranç Dersleri 3 1936
6 Satranç Dersleri 6 1894
7 SATRANÇ DERSLERİ - 1 1884
8 Satranç Dersleri 4-5 1876
9 AMAROK 1816
10 Satranç Dersleri 8 1760
 

Son Eklenen 10 Döküman
 
1 BUGÜN 14 HAZİRAN 281
2 BAHŞI 552
3 HAVA-SIZLANMA 539
4 ÖLÇÜ-KADER 667
5 ISSIZLIĞI ÜNLEMEK 867
6 ÇEVRE BENİM 906
7 ÇEVRE ve ŞEHİR 1106
8 BAYRAMINIZ BAYRAM 1288
9 HÛTAME 2011
10 Satranç Dersleri 8 1760
 


En Çok Bakılan 10 Dosya
 
1 Göğekin 1714
2 HAVA-SIZLANMA 520
3 İlhami Çiçek - Münze 355
 

Son Eklenen 10 Dosya
 
1 İlhami Çiçek - Münze 355
2 HAVA-SIZLANMA 520
3 Göğekin 1714
 
 
Kategori:  Mehmet Latif Çiçek  
  ÇEVRE BENİM
 

ÇEVRE BENİM

 

Çocuklarımız için, çevremizi cennetin renkleriyle donattığımızda, cennet kavramını hayal ettirebiliriz. Aksi durumda; göğe bedbin ve bezgin bakan nesiller yetişir ki bir ülke için asıl yoksunluk o zaman başlar. Çünkü bir ülkenin toplam varlığı, insan varlığıdır. İnsan; doğasında var olan yaşama sevinci ve coşkusunu, gözünü açtığı çevre vücut kimyasında olumlu değişikliklere yol açıyorsa çoğaltır. Söz gelimi; kendimizi iyi hissettirecek bir haber, hayatımıza katkı sağlayacak ve yüzümüze tebessüm olarak yansıyacak bir gelişme, yaşadığımız mekânları anlamlandıran mahallemiz, şehrin ana caddeleri, mimarisi, şehrin nabzını yankılayan, cıvıltıların kuşattığı parklarından, çarşılarına kadar her yer o çevreye aidiyet duygularımızı besliyorsa huzur ve güven duyarız.  Bu durum, içinde yaşadığımız şehrin nefes aldığı duygusunu da hissettirir. Yapılan araştırmalar; mekânların içinde yaşayanların mizacına, davranışlarına, ince zevk anlayışlarına ve iletişim dillerinden, tahammül eşiğine kadar olumlu, olumsuz etkileri olduğu şeklindedir. Çok katlı, basık ve insanın gökyüzünü yeterince göremediği, ağaçları ve yeşilin serinliğini içinde hissedemediği, güneşin iç aydınlatan ışığını besleyemediği için karamsarlığı olağanlaştıran mekânlarda yaşayanların kendileriyle çok barışık olmadığını söylüyor. İçinde yaşanılan mekânların geometrisi bile insanın zihin dünyasını da zamanla sınırlıyor. Yoksullaştırıyor. Birazda bu yüzden günümüzde çevre, şehir algıları, muhayyilesi fakir nesillerden ötürü düşük ölçekte seyrediyor. Günlük hayatını şehirlerde sürdüren insanların çevre konusundaki duyarlılıkları, kaygıları, tepkileri ve öncelikleri daha çok, günübirlik, kısa vadeli çözümlere yönelik oluyor. Oysa içinde yaşadığımız çevre, içimizdeki çocuğu, yani masumiyeti, doğallığı, olağan haliyle yaşatmalı ve beslemeli ki huzur bulalım. Bu nedenle devletin ve özelde bakanlığımızın sorumluluğu çevre ve şehir kavramını insanı merkeze alarak yeni politikalar üretmeyi zorunlu kılıyor. Çünkü cümle’mizin öznesi insandır. Hedef kitlemiz ve başlangıç noktamız öncelikle çocuklarımızdır. Çünkü çocuğun düşlerinde kâbus ve karabasan yoktur. Bu anlamda bakanlık olarak başlattığımız “ÇEVRE BENİM” kampanyası başta Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere, çeşitli kurumlarımızın paydaşlığı ile ülke geneline yaygınlaştırılacaktır. 

Makamı mahmuda uzayan yolların zemin taşlarının döşeneceği kutlu ramazan ayı yapacağımız güzel hizmetlere vesile osun. Sağlık ve esenlik diliyorum.

Mehmet Latif Çiçek

*Bu yazı Çevre İnsan ve Şehir Dergisi Temmuz 2014 sayısında yayımlanmıştır.

 
  Ekleyen: Mehmet Latif Çiçek Okunma sayısı: 907
Bu döküman hakkında hiç yorum yazılmamış.
 

 
İstatistikler
Toplam Okunma: 119408
Toplam Üye: 29
Son üyemiz: oğuz alkan
Online kişi: 24
Online üyeler:


Anket

Eklenmis Anket Yok!
  
www.mehmetlatifcicek.com
www.temalar.com