Menü
       Ana Sayfa
       Forum
       Dosyalar
       Dökümanlar
       Üyeler
       Önerilen Siteler
       Arama
       Hakkımızda

En Çok Okunan 10 Döküman
 
1 HÛTAME 2366
2 İÇLİK 2324
3 EY TALİP 2318
4 GÖZ AĞRISI 2304
5 Satranç Dersleri 3 2265
6 Satranç Dersleri 6 2250
7 SATRANÇ DERSLERİ - 1 2239
8 Satranç Dersleri 4-5 2209
9 AMAROK 2182
10 Satranç Dersleri 8 2127
 

Son Eklenen 10 Döküman
 
1 Kemal Çiçek 312
2 BUGÜN 14 HAZİRAN 589
3 BAHŞI 946
4 HAVA-SIZLANMA 848
5 ÖLÇÜ-KADER 955
6 ISSIZLIĞI ÜNLEMEK 1190
7 ÇEVRE BENİM 1173
8 ÇEVRE ve ŞEHİR 1382
9 BAYRAMINIZ BAYRAM 1586
10 HÛTAME 2366
 


En Çok Bakılan 10 Dosya
 
1 HAVA-SIZLANMA 849
2 İlhami Çiçek - Münze 702
 

Son Eklenen 10 Dosya
 
1 İlhami Çiçek - Münze 702
2 HAVA-SIZLANMA 849
 
DUYURU

SEVGİLİ DOSTLAR,

AĞABEYİM, MERHUM ŞAİR İLHAMİ ÇİÇEK'İN KALEMİNDEN ÇIKAN ŞİİR VE YAZILAR; KETEBE YAYINLARI'NDAN BU HÜZNÜN MESNEVİSİ ADIYLA 01 MAYIS 2018'DE YAYIMLANDI VE KİTABEVLERİNE DAĞITIMI YAPILDI.

DOSTLARA VE OKUYUCULARA DUYURULUR.

YİNE AYNI YAYINEVİ TARAFINDAN BASILACAK; İKİNCİ KİTAP ŞAİRİN HAYATI, ÜÇÜNCÜ KİTAP ERZURUM’DA AHİLİK VE YAŞAYAN AHİ GELENEKLERİ ADLI MEZUNİYET TEZİ VE DÖRDÜNCÜ KİTAP; ŞAİRİN ŞİİRİ, EDEBİ KİŞİLİĞİ SANATI HAKKINDA YAZILANLARDAN OLUŞAN DERLEME İLE OKUYUCULARLA BULUŞACAK.

Mehmet Latif Çiçek

MERHABA

Merhaba Sevgili Okuyucular,

İnsan; hayatı anlamlandıran kavramların toplamıdır. Aşk, sevgi, emek, değer, paylaşmak, cennet-cehennem vb.. Öleceğini bilen tek canlı insanın ömrünü hayat yapan şey, içini doldurduğu kavramlardır. Gözümüzü açtığımız dünyayı algılamak, öğrendiklerimiz ve tanık olduklarımızı anlamlandırarak bizden sonraki kuşaklara aktarmak bizi insan yapan özelliklerimizdir. Hayatın merkezine insanı koyan bir anlayış sınırlarımızı belirliyor.

İletişim araçlarının yaygınlaşması ve kullanım kolaylığı, hayatın karşımıza çıkardığı zorluklara karşı gösterdiğimiz tepkilerin kamuoyunda internet aracılığı ile paylaşılma fırsatı veriyor. Bu site duyargaları açık, insanla ilgili, insani olan değerlerin paylaşılarak çoğaltılması için kuruldu. Kanaatleriniz, görüşleriniz bizim için önemli, çünkü emeğin yeryüzünde kutsanması adına gösterilen gayretleri dillendirilen site olmak varlık nedenlerimizden biridir.

Eğitim, tarih, edebiyat, şiir, roman, hikâye, mizah, senaryo ve güzel sanatların her türü takipçilerimizin katkısıyla herkesin kullanımına sunulacaktır. Zaman içerisinde sanatın bütün dallarında doyurucu yayın yapmak ve hayatı yaşanılır kılma mücadelesine karınca kararınca katkı sunmak bizi mutlu edecektir.

Ağabeyim şair İlhami Çiçek’in adına 1990 yılında bastırdığımız göğekin kitabını siteye üye olanların indirme fırsatı olmasının yanında, bugüne kadar şair hakkında bilinmeyenlerin, aile olarak, edebiyat tarihine girmesi ve gelecek kuşaklara doğru anlatılması için, hakkında yayımlanan her türlü yazı, metin, şiir vb.. yayımları da bulabileceğiniz bir dosya hazırlıyoruz. Zaman zaman merhum şair hakkında yayıma hazırlamaya çalıştığımız kitabın içeriğinden parçalar da paylaşıma sunulacaktır. Şair hakkında elinde belge, bilgi, resim ve her türlü metin bulunan site takipçileri bunları gönderirlerse katkılarını kamuoyuna duyurmaktan memnun olacağız.

Cumhuriyet dönemi eğitim tarihinde önemli bir kurum olan Köy Enstitülerinin, 1950 mezunu olan, eğitimci, babam öğretmen merhum Kemal Çiçek'in hayat hikayesini ileride yayımlayacağız. Aynı zamanda Doğu Anadolu insanının makus talihini sabırla ve ilmek ilmek örerek yenmek için nasıl mücadele verdiğini okuyacağız.

Yarım yüz yıl önce vefat eden, Erzurumlu şair Ali Özden’in Doğu Anadolu'nun ücra beldelerinde Sağlık Memuru olarak çalışırken, tanık olduğu olaylar ve insanların dramlarını, türk edebiyatının en müstesna dalı olan hiciv türünde yazdığı şiirlerle anlattığı kitabını bölgede alan araştırması yapan tarihçilere de kaynak olacağı inancıyla yayımlıyoruz.

Zaman içerisinde kamuoyu gündemindeki konularla ilgili anketler düzenlemek, sonuçlarını paylaşmak sizlerin katkısı ile gerçekleşecektir.

Sağlık ve esenlik diliyoruz.

Mehmet Latif Çiçek

SON EKLENEN YAZI
Kemal Çiçek
Kemal Çiçek 


KEMAL ÇİÇEK 1930-2010

Erzurum, OLTU İlçesi, Ayyıldız Köyünde, 1930 yılında doğdu. Altı kardeşli bir ailenin oğludur. PULUR KÖY ENSTİTÜSÜ- Öğretmen Okulunu -1949-50 yılında Ayyıldızlı Pekiyi derece ile bitirdi. Sırasıyla;  Arıstı köyünde göreve başladı, bir yıldan sonra kendi köyü Ayyıldız’a atandı ve sekiz yıl çalıştı. 1959 yılında Ankara’ya yedek subay kursuna katıldı. İzmir’de yedek subay-Bahriyeli-lık yaptı. Askerlikten sonra Erzurum, Horasan ilçesi, Hacı Halil köyüne atandı. İki yıl görev yaptıktan sonra Oltu-Damarlıtaş-Konpur- köyüne atandı. Altı yıl çalıştığı Damarlıtaş köyünden o tarihlerde hükümetin aldığı, Cezaevlerinde mahkûmların eğitilmesi için öğretmen görevlendirilmesi kararı ile Oltu merkez, Ceza ve Tevkif Evine öğretmen olarak atandı. Üç yıl sonra Erzurum, Gazi İlkokuluna atandı. Son olarak,  Yetiştirme Yurdunda çalıştı. 28 Haziran 2010 tarihinde Alanya’da bir trafik kazasında rahmeti rahmana kavuştu.

Şair İlhami ÇiÇEK'in babası Kemal Çiçek altı çocuk yetiştirdi.

Bu eğitim neferinin hayatı hakkında kapsamlı bir metin çalışmasını tamamladığımızda yayımlayacağız.


...
DEVAMI
GÜNÜN YAZISI:

  GÖZ AĞRISI


    Bir kavı, iki ucundan üflemeye çalışanların nefesi olmayı murad etmek; gönül gözüyle, varlık âlemine nazar edenlerin nasibidir. İma ile geçer mevsimler hal ehlinin mekânında. Nefislere tasallut eden dünya kaygısını ve galebe çalan mülkiyet duygusunu, avuçlarıyla deryaya yakut serper gibi atan Tarık Bin Ziyad’ın celadetini kuşanan yiğit olmaktır aslolan. Kişiyi özgür yapan, farklı ve üstün kılan, duruşu, yüreği ile aklı arasındaki doğal ahengi yansıtan bakışı, omuzlarının üzerinde taşıdığı cevherin masumiyeti ve ağırlığıdır. Çünkü masumiyet hem nesnel, mütevazı, hem de iddiadan uzak olmanın ve kirlenmeye en açık rengin diğer adıdır. Ağırlığı olmayanın işgal edeceği mekân da yoktur. Mekânsızların yokluklarına kimler rahmet okuyacaktır ki?

   Deveran halinde olan her şey varlığını, masumiyetin tanıklığı ve yüzü hürmetine sürdürür. Yeryüzü coğrafyasında, her gün, tanık olduğu ve uğradığı zulümlerden göz ağrısı çeken; yetimler, öksüzler, analı- babalı yetimler ile öksüzlüğü kader olarak içselleştirenler ve yeryüzüne sığmadıkları için sinesine inci sağanağı yağdıran masumiyet abideleri yüzü hürmetine semazendir felekler.

Onlar ki ;“Ah çekip âleme eyledim feryad” (¹)deyip, feryadını duyuramayanlardır.

      Bu yüzden göz ağrısı çekenlerin gönül köşkü çerağ ile aydınlanır ve biz ölümlüler insanlığını hatırlasın diye bütün mahlûkata açık olur. ÇÜNKÜ ONLAR HAYATI IŞIK HUZMESİYLE OKURLAR, IŞIK HUZMESİNDE HAYAT BULURLAR, ÇÜNKÜ AŞK; DÜŞTÜĞÜ YÜREKTEN HUZMESİNİ ESİRGEMEZ. Zaten tarih; âşıklarla, bakarkörlerin bütün coğrafyalarda ki mücadelelerini anlatmak için var değil midir? Kutsal ile kutsallaştırılanların hikâyesi değil midir? Hayatı ışık huzmesiyle okuyanlarla, hayatını bakarkör olarak yaşayanların nefes alıp verdikleri ve çerağın alazına pervane olarak nazar edenlerin mekânıdır dünya. 

    Sinesine sığınanlardan ötürü, kuytularda inci dökenlerin varlığından haberdar olacak sarraf kalmamışsa, insanlık hangi sanatın merdiveni ile uygarlığa ulaşır ki? Ölümlüler ile ölüme gülümseyenlerin ve göz ağrısı çekenlerin arasındaki makas açıldıkça, mutluluğun tarifi; bedenler üzerinden hükümferma olan hükümranların himmetine kalmıştır

 Köşesi olmayan taşların üzerinde kurdukları sarayları kıble yapanlara, piramitler bile ibret olmuyorsa, renklerin isyanına hangi fil ordusu dayanabilir ki?

 Yeryüzündeki mazlumlar; yüreğinden bakan, beyninin tünellerinden, kalbinin düzlüğüne çıkan ve göz ağrısı çeken erlerin, zulme karşı kıyam etmesi ile cümle mahlûkatın umutlandığını bilirler. Aksi hayatın kaidesini besleyen köklerin kurumasıdır ki, kıyamet o zaman gelecektir. Çünkü nefes alınıp, verilen her yerde; cesur, masum, mert, akil vb. iyilerin nesli devam ettiği gibi, , korkak ve zalim, ihtirası adalet duygusunun önüne geçen kötülerin de nesli devam edecek. Araf’taki gafillerin hükmü mahşere kalsa da, mahşerde, göz ağrısı çekenlerin tanıklığında kurulacaktır divan. Cennet ve cehennem bu yüzden ve hepimiz için var. Çünkü yoksunluk zamanlarınızda, varlık nedeniniz saydığınız ve yaslandığınız idealleri, muktedir olmak için yeme mevsimine geldiğinizin çizgisidir sırat. Bu yüzden havf’ı* ile gezenlerin gezegenine yakındır.

BU DİYAR; KİMSESİZLERİN KİMSESİ OLMAK İDDİASI İLE İKTİDARA GELENLERİN, HER ON YILDA, GÖĞEKİNİ GİBİ BİÇTİĞİ KUŞAKLARA KABRİSTAN OLSA DA “KİMSESİZLERİN KİMSESİ OLMAK”CÜMLESİ ZİHİNLERDEN VE KALPLERDEN FİRAR ETMİŞ GİBİ GÖRÜNSE DE, GÖZ AĞRISI ÇEKENLERİN, SERDEN GEÇENLERİN UMUDU, GÜVERCİN KANADINDA VE KIYAMETE KADAR KORUYACAKLARI İNANCI DA YÜRÜRLÜKTEDİR.

GÖZ AĞRISI ÇEKENLERE SELAM OLSUN.

15.02.2013

(¹)Aşık Şenlik.

* Havf; A.i, Korku, korkma

 

Haberler
MERHABA  
  [1]  
Aktif Forum Konuları
Başlık (!) Konuyu Açan Okunma
  İlhami Çiçek'in Diğer Yarısı Korkut 1285
  GÜLÜŞÜNÜZ SABIKALIDIR yolcu 1202
İstatistikler
Toplam Okunma: 150820
Toplam Üye: 33
Son üyemiz: Mehmetk
Online kişi: 18
Online üyeler:


Anket

Eklenmis Anket Yok!
  
www.mehmetlatifcicek.com
www.mehmetlatifcicek.com
www.temalar.com